Menü

← Rotaya dönOKUMA GÖRÜNÜMÜ
← Ana sayfaya dön

İlk Kaçkar by UTMB

Büyüdüğüm dağlarda,
yarışın içinde.

Ama hikâyemin bir tarafı daha vardı.

Benim çocukluğum Rize’nin dağlarında geçmişti. Dağlar benim için sonradan keşfettiğim bir yer değildi. Zaten hayatımın bir parçasıydı.

Bir gün bir akrabam sayesinde Kaçkar by UTMB ile tanıştım. 20 yaşımda bir UTMB etkinliğiyle tanışacaktım. Ama bu öyle “Bir yarış varmış, gidip koşalım.” şeklinde olmadı.

Yarış o kadar profesyonel hazırlanıyordu ki reklam çalışmalarına yaklaşık iki yıl önceden başlanmıştı. Ben de başladığı günden itibaren her şeyi tek tek takip ediyordum.

Hayatımda hiçbir markaya veya etkinliğe bu kadar bağlanmamıştım. Arkadaşlarıma anlatıyor, onları yarışa davet ediyor, “Gelin, bunu birlikte yaşayalım.” diyordum.

Çünkü UTMB, dünyanın en prestijli patika koşu organizasyonlarından biriydi ve Türkiye’de ilk defa kendi memleketimde, Kaçkarlar’da düzenlenecekti.

Bunun benim için ne ifade ettiğini anlatmak için şöyle bir örnek vereyim: Yozgatlı bir futbolcunun, Yozgatspor’un stadında Şampiyonlar Ligi maçı oynadığını düşünün. Benim için aşağı yukarı böyle bir şeydi.

Çok heyecanlıydım. Hatta bunları şimdi yazarken bile aynı heyecanı hissediyorum.

Öyle veya böyle, yarış gününü iple çektik. Ve derken kendimi gerçekten Kaçkarlar’da yarışırken buldum. Yarış atmosferi inanılmazdı. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Rüya gibiydi.

20 kilometre... 1.400 metre yükseliş... Ve 3 saat 6 dakikalık bir süre.

Yarışı bitirdim.

Sonrasında dört gün yürüyemedim.

Gerçekten.

Ama buna değmişti.

Sonra tekrar okuluma, üniversiteme döndüm. Bir sonraki yıl için yarışı arkadaşlarıma anlatmaya devam ettim. Onların da gelmesini istiyordum.

Derken bir gün UTMB’den bir e-posta aldım. Kaçkar’da koştuğumuz için UTMB finalleri için başvuru hakkı kazanmıştık.

Başvurdum.

EVİMDEN ALPLER'E

← Diğer hikâyelere dön