Sonra bir kış günü Erşan Kuneri izliyordum. ;) Biraz absürt, kabul ediyorum. Ama aklıma bir şey geldi: “Ben de bir film çekmek istiyorum.” Hatta biraz da oradan etkilenmiştim.
Fikir aklıma gelmişti ama fikrin gelmesiyle filmin çekilmesi arasında küçük bir fark varmış. Bunu sonradan öğrendim. :)
12 kişilik bir ekiple yaklaşık dört ay sürecek bir kısa film projesine başladık. Senaryosunu yazdım. Yönetmenliğini yaptım. Aylar süren çekimler, toplantılar, tekrarlar ve sayısını hatırlamadığım kadar çok “Bunu bir daha alalım.” cümlesinden sonra filmin ilk gösterimini üniversitemizde gerçekleştirdik.
Üstelik kendi doğum günümde.
Sanırım üniversite hayatımın en garip ama en güzel doğum günü hediyelerinden biriydi. Bir salonda oturup kendi yazdığın hikâyenin insanların karşısında oynatıldığını görmek... İnsanın hayatında tatması gereken gurur ve mutluluklardan biriymiş.
İzlemek için tabii ki buraya basabilirsiniz. :)